Kocaeli’nin İzmit ilçesinde vatandaşlarla bir araya gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, çalışma hayatı ve ekonomik vaatlerine dair kritik açıklamalarda bulundu. “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” temasıyla düzenlenen mitingde konuşan Özel, partisinin iktidar olması durumunda asgari ücretin bugünkü alım gücüyle 39 bin lira olarak belirleneceğini duyurdu.
“Asgari Ücret Temel Ücret Haline Gelemez”
Konuşmasında mevcut ekonomik tabloyu eleştiren Özel, 28 bin liralık güncel asgari ücretin geçinmek için yetersiz olduğunu vurguladı. Türkiye’deki çalışanların büyük bir kısmının asgari ücret veya bu seviyeye çok yakın maaşlarla yaşam mücadelesi verdiğini belirten Özel, “Asgari ücret çok düşük bir istisna ücretidir, ortalama ücret haline gelemez” diyerek, ücret politikasında köklü bir revizyona gidileceğinin altını çizdi.
Avrupa ülkeleri ile Türkiye arasındaki asgari ücretle çalışan oranlarını karşılaştıran Özel, Türkiye’deki tablonun vahametine dikkat çekti:
| Bölge / Ülke | Asgari Ücretle Çalışan Oranı |
|---|---|
| Almanya | %6 |
| Avrupa Ortalaması | %9 |
| Türkiye | %55 |
Sendikalaşma ve İşçi Hakları Güçlenecek
Özgür Özel, CHP iktidarında çalışma hayatında adaleti sağlamak adına atılacak adımları şu şekilde sıraladı:
- Çalışanların sendikalı olmalarının önündeki tüm engeller ortadan kaldırılacak.
- Toplu sözleşme süreçleri ve grev hakları yasal güvence altına alınarak kuvvetlendirilecek.
- İş barışının tesisi için devlet aktif bir destek mekanizması yürütecek.
“Alın terini en yüce değer olarak görüyoruz” diyen Özel, emekçilerin haklarının genişletilmesinin öncelikleri olduğunu ifade etti.
Erken Seçim Talebi ve Yerel Sorunlar
Siyasi gündeme ilişkin de sert mesajlar veren Özel, hükümetten yeni bir kabine ya da ara zam beklemediklerini, tek çözümün seçim olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Özel, “Bir tek şey istiyoruz: Sandığı istiyoruz” diyerek erken seçim çağrısını yineledi.
Mitingin sonunda Kocaeli’deki su problemine de değinen CHP lideri, bu konunun siyasi rekabetin ötesinde, hayati bir mesele olduğunu söyledi. Sorunun merkezi yönetim tarafından ciddiyetle ve siyaset üstü bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini savundu.




