1. Haberler
  2. Haber
  3. Eğitimde Öğretmenin Yorgun Kalbi ve Görülmeyen Gerçekler

Eğitimde Öğretmenin Yorgun Kalbi ve Görülmeyen Gerçekler

Eğitimde artan bürokratik yük öğretmenleri zorluyor. Uzmanlar, başarının anahtarını mesleki itibarın iadesi ve katılımcı reformlarda görüyor.

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir ülkenin istikbali ve eğitim sistemi üzerine nutuklar atmak her zaman basittir. “Güçlü nesiller yetiştirmeliyiz” ya da “Eğitim şart” gibi ifadeleri dile getirmek pek çok kişi için zahmetsizdir. Ancak asıl güçlük, bu sistemin temel taşı olan ve eğitim faaliyetlerini bizzat omuzlayan öğretmenin üzerindeki ağır yükü fark edip bu yükü hafifletmeyi başarabilmektir.

Öğretmenin Omuzlarındaki Çok Yönlü Baskı

Günümüzde bir öğretmen sadece sınıfta ders anlatmakla mükellef değildir. Mevcut yapıda öğretmen; bürokratik mekanizmaların bir uygulayıcısı, velilerin bitmek bilmeyen beklentilerinin odağı, yöneticilerin verdiği emirlerin taşıyıcısı ve toplumun eleştiri oklarının hedefi haline getirilmiştir. Tüm bu baskıların ortasında ise kendisine sürekli olarak “Daha verimli ol” denilmektedir.

Eğitimin doğası gereği barındırması gereken samimiyet, yerini giderek daha mekanik bir dile bırakmaktadır. Artık eğitim camiasında insan odaklı yaklaşımlar yerine teknik terimler hüküm sürmektedir. Bu süreçte bireylerin yerini soyut kavramlar, öğretmenlerin yerini ise soğuk istatistik tabloları almıştır.

Eğitim Dilindeki Dönüşüm

Aşağıdaki tablo, eğitim sisteminde insani bağların yerini alan kavramsal değişimi özetlemektedir:

Odak Noktası Kullanılan Kavramlar
Süreç Yönetimi “Performans”, “Stratejik plan”
Sonuç Odaklılık “Çıktı”, “Hedef”

Reformların Gölgesinde Karar Süreçleri

Peki, bir eğitimcinin kıymeti sadece sınav sonuçlarındaki ortalamalarla mı saptanır? Bir evladın ruhuna dokunabilmenin herhangi bir istatistiki verisi bulunabilir mi? Her sene karşımıza “reform” etiketiyle getirilen yeni sistemler, eğer öğretmeni karar mekanizmalarının dışında bırakıyorsa, bu bir gelişim değil sadece yönetimsel bir zorlamadır. Uygulayıcı olan öğretmenin görüşü alınmadan hayata geçirilen her yeni kural, okul koridorlarında yeni bir külfet olarak yankılanmaktadır.

Durumun daha vahim tarafı ise öğretmenin haklarını korumakla yükümlü sendika ve dernek gibi yapıların, asıl meselelerden uzaklaşmasıdır. Temsil yarışları ve makam hesapları nedeniyle öğretmenin sınıf içindeki yalnızlığı her geçen gün katlanarak artmaktadır.

Güven ve Mesleki İtibar

Eğitimin özü güvene dayanır. Ancak sürekli denetlenen, her adımı raporlanan ve başkalarıyla kıyaslanan bir meslek grubunun varlığı, toplumun çocuklarını teslim ettiği kişilere tam olarak güvenmediği imajını yaratmaktadır. Kontrol arttıkça temas azalır, temas azaldıkça da bağ zayıflar. Oysa öğretmen, öğrencisine “Sen değerlisin” diyebilmelidir. Kendisini değersiz hisseden bir eğitimcinin bu mesajı ne kadar samimiyetle verebileceği büyük bir soru işaretidir.

Geleceğin Teminatı Olarak Öğretmen

Ekonomik zorluklar, toplumsal saygınlığın yitirilmesi ve mesleğin itibarsızlaştırılması bireysel birer problem değil, kamusal bir tercihin sonucudur. Bir milletin öğretmenine reva gördüğü muamele, aslında kendi yarınlarına biçtiği değerdir. Öğretmen sadece müfredatı tamamlayan veya talimatları harfiyen yerine getiren bir memur değildir. O, adaleti, sorgulamayı ve insan onurunu aşılayan bir rehberdir.

Öğretmenin kalbi yorulmaktadır; fakat bu yorgunluk çok çalışmaktan değil, görülmemekten, duyulmamaktan ve yönetim süreçlerine dahil edilmemekten kaynaklanmaktadır. Katılımın olmadığı bir yerde sahiplenme, sahiplenmenin olmadığı yerde ise anlam kaybolur. Anlam bittiğinde ise sadece bir meslek grubu değil, bir ülkenin umutları tükenir.

Sonuç olarak, öğretmenin mali ve mesleki onuru garanti altına alınmadan yapılacak hiçbir reform gerçek başarıya ulaşamaz. Öğretmen, sistemin bir çarkı değil, toplumun vicdanıdır. Vicdanı yaralı bir toplumun ise uzun süre ayakta kalması mümkün değildir. Eğitimcinin kalbi sadece ders geçmek için değil, umudu yeşertmek için atar. Bu kalbi güçlendiremediğimiz takdirde, geleceğin güçlü nesilleri sadece bir hayalden ibaret kalacaktır.

Eğitimde Öğretmenin Yorgun Kalbi ve Görülmeyen Gerçekler
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Eğitim Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Bizi Takip Edin
EG ile Haber Hakkında Sohbet

EG ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir