Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun ve Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Kabayel, Ankara 11 No’lu Şube tarafından organize edilen iftar buluşmasında üniversite çalışanlarıyla bir araya geldi. Toplantının ana gündem maddesini, üniversite idari personelinin çözüm bekleyen sorunları ve özlük hakları oluşturdu.
Üniversiteler Arası Nakil ve Tayin Düzenlemesi Bekleniyor
Genel Sekreter Selahattin Dolgun, üniversitelerdeki idari personelin yer değişikliği taleplerinin karşılanması için tayin ve nakil yönetmeliğinin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından getirilen becayiş hakkının mevcut sorunları ortadan kaldırmaya yetmediğini savunan Dolgun, kurumlar arası koordinasyonu sağlayacak daha geniş çaplı bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Aile bütünlüğünün korunmasının anayasal bir sorumluluk olduğunu hatırlatan Dolgun, “Aile Birliği Sağlanmadan Çalışma Barışı Olmaz” ifadesini kullandı. 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmiş olmasına rağmen, üniversite çalışanlarının hala aile birliği konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığını ve bu mağduriyetlerin giderilmesinin çalışma barışını güçlendireceğini sözlerine ekledi.
Türk Eğitim-Sen’in Temel Talepleri
Üniversitelerdeki çalışma koşullarının iyileştirilmesi adına öne çıkan talepler şu şekilde özetlenmiştir:
| Konu Başlığı | Temel Talep ve Öneri |
|---|---|
| Yer Değişikliği | Kapsamlı bir Tayin ve Nakil Yönetmeliği çıkarılması. |
| 13/b Görevlendirmeleri | Geçici görevlendirmelerde personelin rızasının alınması. |
| Akademik Unvanlar | Kadro ve kontenjan sınırlaması olmaksızın unvan verilmesi. |
| 3600 Ek Gösterge | 1. dereceye gelen tüm memurlara yansıtılması. |
13/b Görevlendirmelerinde “Rıza” Şartı Vurgusu
Üniversitelerde 13/b maddesi uyarınca yapılan geçici görevlendirmelerin sıklıkla keyfi uygulamalara dönüştüğünü belirten Dolgun, bu süreçte çalışanların onayının alınmasının zorunlu hale getirilmesini istedi. Takdir yetkisinin sınırsız ve denetimsiz bir şekilde kullanılmaması gerektiğini ifade eden Dolgun, bu konuda bağlayıcı bir yasal düzenlemenin şart olduğunu vurguladı.
Akademik Unvanlar ve 3600 Ek Gösterge Sorunu
Akademisyenlerin kariyer basamaklarındaki engellere de değinen Selahattin Dolgun, akademik unvanların verilmesinde kadro veya kontenjan kısıtlamasının bulunmaması gerektiğini savundu. Bilimsel ve akademik kriterleri karşılayan her akademisyenin hak ettiği unvanı alabilmesinin motivasyon ve verimlilik açısından kritik olduğunu belirtti.
Son olarak, kamu çalışanlarına verilen sözlerin tutulması gerektiğini hatırlatan Dolgun, birinci dereceye yükselen tüm devlet memurlarına 3600 ek gösterge verilmesi konusunun hala çözülmediğine dikkat çekti. Toplu sözleşmede yer alan bu kararın bir an önce Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilerek yasalaşmasını talep etti.




